EN   | JA
Assos (Behramkale)

Behramkale Köyü’ne Ayvacık’ın içinden kıvrıla kıvrıla giden eski yoldan gidilebildiği gibi, sahile bağlanan yeni ve asfalt yoldan da gidilebilmektedir. 238 metre yükseklikteki sönmüş volkanik kaya üzerine kurulmuş olan köy ve antik Assos şehrinin harabesi karşıdan bakıldığında hemen fark edilmektedir. Behramkale bir Osmanlı köyüdür. Ayvacık’ın içinden köy yoluyla Behramkale köyüne gelindiğinde sizi Tuzla Çayı üzerinde gösterişli bir Osmanlı taş köprüsü karşılar. Dört gözlü olarak yapılmış olan kitabesi bulunmayan köprü, yöredeki diğer yapılar gibi, erken Osmanlı Dönemi’nde inşa edilmiş olmalıdır. Uzunluğu 80 metre , genişliği 3,5 metre, en geniş kemer açıklığı da 15 metredir. Antik surların önünde köye dönen küçük meydanda yer alan Aristoteles heykeli, filozofun antik kentle olan ilgisini göstermektedir. Köyün girişinde daha büyük meydanda araçlarını park eden turlar, köyü ve yukarıdaki antik kenti yürüyerek gezerler. Köy, Assos antik kentinin yer aldığı tepenin kuzeye bakan yamacında denizi arkasını dönecek şekilde gelişmiştir.

Antik kentin surları içinde gelişmiş olmasından dolayı sit alanı olan Behramkale köyü’nde yapılaşmada kısıtlılıklar vardır. Bu nedenle köyün girişinde yeni yerleşim alanı oluşmuştur. Köydeki binalarda koruma kurulu izniyle restore edilebilmektedir. Köyün içindeki köy evleri yerli bazalt taşından yapılmıştır. Genelde taban alanları küçük olup, ısı kaybına karşı odalar ve pencereler de küçüktür. Ev pansiyonculuğu yaygın olan köyün, kahvesi ören yerini gezenlerin soluklanma mekanıdır. Köy evlerinin arasından akropolise çıkan dik yolun kenarlarında çeşitli hediyelik eşyalar yanında zeytin, zeytinyağı gibi, organik ürünler satan Behramkale köylüleri renkli tablolar oluştururlar.

Murat Hüdavendigar Camii; Antik ören yerinin girişinde Behramkale köyünün en yüksek noktasında yer alan Hüdavendigar Camii minaresiz oluşuyla da ilgi çeker. Cami dikdörtgen planlı, sütunlu girişi olan kubbeli bir yapıdır. Devşirme malzeme ile inşa edilmiştir. Girişte kapı üstü lentosu üzerinde bir kiliseden getirilen ve Tanrının evine yapılan bir bağışı anlatan Grekçe yazıtlı parça ile cami içinde duvar yüzlerine boyayla çizilmiş kadırga resimleri ilgi çekicidir. Meydandan sola dönüp sağınızda muhteşem deniz manzarasını, solunuzda antik kentin kalıntılarını izleyerek iki kilometrelik dik ve kıvrımlı bir yolun sonunda limana inilmektedir. Sahilde çok dar bir kıyı şeridi vardır. Burada balıkçı teknelerinin barındığı bir liman ve turistik amaçlı moteller yer almaktadır. Bir zamanlar boya sanayinde kullanılan meşe palamudu depoları bugün turistik birer mekana dönüşmüştür. Limandaki taş duvarlı yapılarda koruma kurulu kararı olmadan inşaat yapılamamaktadır. Limanda 1950’lere kadar aktif olan küçük bir ihraç iskelesi, depolar ve gümrük binası bulunmaktaydı.Kimyasal boyaların çıkmasıyla bu ihracat sona ermiştir. Limanın sit alanı olmasından dolayı yapılaşma kısıtlıdır. Bu nedenle yeni otel ve moteller Kadırga bölgesinde yapılanmışlardır. Liman; çok temiz denizi, lezzetli balıkları muhteşem doğası ile Assos Ören Yeri ile bütünleşerek küçük sakin çok özel bir tatil beldesi özelliği kazanmıştır.

Tuzla

Tuzla’da Behramkale gibi eski bir Osmanlı köyüdür. Buradaki cami en erken Osmanlı örneklerinden biridir. Kaplıcalarıyla da önemli bir yerleşim yeri olan Tuzla, Karesi Beyliği döneminde kurulan köylerdendir. Asıl adı Kızılcatuzla olan köy, tuz ticaretiyle de önemli bir merkezdi. Tuzla’nın iki kilometre doğusundaki Gülpınar Apollon Smintheus Tapınağı ve köyün çevresinde yer alan Bizans yapı kalıntıları, köyün yerleşiminin Bizans dönemlerine kadar gittiğini gösterir. I. Murad Hüdavendigar tarafından Osmanlı toprağı olan Tuzlada cami, hamam ve birde medrese yaptırılmıştır. Bu yapılara gelir sağlaması için bir ılıca inşa ettirilmiştir.

Hüdavendigar Camii

Tuzla Murat Hüdavendigar Camii ve Külliyesi 1366 yılında yaptırılmıştır. Bina moloz taş, tuğla ve devşirme malzemeyle inşa edilmiştir. Üç gözlü son cemaat yerine sahip camii kare planlı, tek kubbelidir. Kuzey cephesinde son cemaat yerinin zemininde Apollon smintheus tapınağı ve çevresinden getirilen devşirme parçalar kullanılmıştır. Yumurta ve boncuk bezekleriyle süslü antik bir mermer parçası da kapı lentosu olarak kullanılmıştır. Camiinin kapısı üzerindeki dört satırlık mermer kitabesinden Sultan Murat emriyle 1366 yılında Emir Hacı bin Süleyman tarafından yaptırıldığı anlaşılır.

Külliyeyi oluşturan medrese caminin 50 m. Güneyindedir. Tamamen tahrip olmuştur. Buradaki medreseye dönemin önemli isimleri müderris olarak gönderilmiş, önemli bir merkez haline getirilmiştir. Caminin haziresinde burada görev yapan müderrislerin mezarları ve mezar taşları yer almakta,hamam ise kısmen tahrip olmuştur.

ANTİK KENTLER

Assos

Ayvacık İlçesinin dünyaca meşhur antik kentlerinden biri de Assos’tur. Strabon’un anla tımına göre M.Ö:2.000 li yıllarda Lelegler tarafından kurulmuştur. Midilli Adası’ndan gelen göçmenlerle zenginleştirilmiştir. Daha sonraki yıllarda Lidyalılar ve Perslerin hakimiyeti altında kalmıştır.

M.Ö:348 ile 345 yılları arasında Filozof Aristoteles, Kral Hermias’ın daveti üzerine buraya gelmiş ve dünyada bilinen “İlk Felsefe Okulu”nu burada açmıştır. Dönemine göre, büyük bir kültür merkezi olan Assos’ta, Aristo “Erdeme Övgü” adlı eserini de kaleme almıştır. Büyük İskender’den sonra. Bergama ve Roma hakimiyetine giren bu bölge, 1.Murat ile Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Assos Antik Kenti

Behramkale Köyü ile içiçe olan Antik Assos kenti bir volkan konisi üzerinde konumlanmıştır. Akropolis (yukarı şehir) ve güneye doğru inen teraslar üzerinde diğer yapılar bulunmaktadır. Assos antik kentinin çevresi yüksekliği yer yer 20 metreye kadar ulaşan sekiz kule ile on iki değişik kapının yer aldığı yaklaşık 4 km. uzunluğundaki surlarla çevrilidir. Şehrin iki ana kapısı olan doğu ve batı kapılarının önünde nekropoller-mezarlık alanları vardır. En üst noktada yer alan ve tanrıça Athena’ya adanmış tapınak İ.Ö. 540 yıllarına tarihlenmektedir. Şehrin merkezi olan Agora, güney yamaçlarında teras üzerindedir. Sütunlu gezinti yerleri olan Kuzey stoası iki katlı, güney stoası dört katlıdır. Kısmen restore edilen tiyatrosu 5000 kişiliktir.

Assos ilk kez 1881- 1883 yıllarında Amerikalı arkeologlar tarafından kazılmış yapılan çalışmalar bir kitapta yayınlanmıştır. Bu tarihten yüzyıl sonra 1980-2005 yılları arasında Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun başkanlığında yeniden kazı ve restorasyon çalışmalarına sahne olmuştur. 2005 yılından bu yana Prof. Dr. Nurettin Arslan tarafından arkeolojik çalışmalar sürdürülmektedir. Kente ait arkeolojik buluntular; Boston Güzel Sanatlar Müzesi, Louvre Müzesi, İstanbul ve Çanakkale Arkeoloji Müzelerine dağılmıştır

Gülpınar Apollon Smintheus Kutsal Alanı

Tanrı Apollon’a adanmış kalıntılar Gülpınar beldesinde, Aleksandria Troas kenti tarafından kullanılan bir kutsal alandı. M.Ö. 2. yüzyılda yapılmış İyon düzenindeki tapınağı ve su yapılarıyla önemli bir kehanet ve sağlık merkeziydi. Üzerinde Homeros’un İlyada destanında anlattığı Troia Savaşına ait kabartmalı sütunlar ve frizler taşıyordu. Burası 1980 yılından beri Prof. Dr. Coşkun Özgünel tarafından kazılmaktadır. Son dönem kazılarında yakınlarda bir Roma hamamı, su yapıları kutsal yolun bir kısmı ve Neolitik Döneme kadar inen bir yerleşim yeri de bulunmuştur. Kutsal alanın içinde, burada yapılan kazılarda çıkarılan eserlerin korunduğu küçük bir depo müze vardır. Müze sadece yaz aylarında kazı mevsiminde ziyaret edilebilmektedir.