EN   | JA
Eceabat

Gelibolu Yarımadası’nın batı ucunda, Avrupa yakasında yer alır. 490 km² yüz ölçümü ve 12 köyü olan şirin bir ilçedir. Anafartalar ve Ece ovaları başlıca düzlük alanlarıdır. Kış mevsimi yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer. Eceabat çok sayıdaki tuğla ocaklarıyla bir dönem Çanakkale’nin tuğla ihtiyacını karşılamıştır. Çanakkale seramikleri üretimi açısından önemli bir merkezdir. Çanakkale’den feribotla Avrupa yakasına geçerken manzara büyüleyicidir. Sizi “DUR YOLCU” yazısı karşılar. Eceabat İskelesi yerleşimin nabzı gibidir. Kilise Tepesinde 2010 yılında başlatılan arkeolojik kazılardan Eceabat’ın en erken tarihi hakkında edinilen bilgiler, bize Tunç çağı olarak adlandırılan M.Ö. 3000 yıllarında burada yerleşimin var olduğunu göstermiştir. 1926 yılında Gelibolu’nun İlçe haline getirilmesi ile her ikisi birden Çanakkale iline bağlanmıştır.

ANTİK KENTLER

Sestos

Akbaş Limanı’nın hemen üzerinde ve Eceabat’a 4 km. uzaklıkta olup Yalova Köyü sınırları içindedir. Şehir M.Ö. 650 yıllarında Aioller tarafından bir Yunan kolonisi olarak kurulmuş ve değişik toplulukların egemenliğinde kalmıştır.

Kilisetepe/Maydos Yerleşimi

İlçenin ortasındaki Kilisetepe Höyüğünde 2010 yılından bu yana arkeolojik kazılar sürdürülmektedir. Tüm buluntular Kilisetepe'nin Gelibolu Yarımadası'nın en büyük Erken Tunç Çağı yerleşimi olduğunu göstermektedir.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Gelibolu adını taşısa da Eceabat ilçesi sınırları içindedir. Yarımadanın güney ucunda, Eceabat ilçesinin hemen hemen tamamını kapsayan ve Çanakkale Boğazı'nın Avrupa yakasında 33.000 hektara yayılan büyük bir parktır. 1973'te kurulmuş olup, B.M.Milli Parklar ve Koruma Alanları listesinde yer almaktadır.

Birinci Dünya Savaşı Çanakkale deniz ve kara muharebelerinin yapıldığı yerler, Gelibolu Yarımadası içerisindedir. Batık gemiler, toplar, siperler, kaleler, burçlardan ve savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra, 60.000'i aşan Türk şehidinin, 250.000'i aşan Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz ve Fransız askerlerinin savaş mezarları ve anıtları buradadır.

Muharebe alanları, savaş mezarları, anıtlar ve savaşla ilgili kalıntılar "Tarihi Sit Alanı" ve "Kültürel Varlık" olarak tescil edilmiştir. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nı en iyi şekilde gezebilmek için Eceabat İlçesi’ni başlangıç kabul etmemiz gerekir.

Kilitbahir Köyü

Kilitbahir Köyü Çanakkale Boğazı’nın en dar yerinde kurulmuş bir kıyı yerleşmesidir. Burada bulunan Fatih Camii, Cahidi Sultan Camii, Tabib Hasan Paşa Camii, iki hamam kalıntısı, çok sayıda çeşme ve konut geçmişten günümüze ulaşmış kültür varlıklarıdır. Havuzlar yolu üzerinde harap durumda bir Uşşaki Dergahı da yer almaktadır. Köyde, her köşe başında karşılaşacağınız çeşmelerin çokluğu insanı şaşırtır. Cahidi Sultan Külliyesi’nin kurucusu Edirne doğumlu olup, asıl adı Ahmet’tir. Daha sonra kendi kurduğu tarikatın adı olan Cahidi adını almıştır. Eceabat’ın Kilitbahir Köyü’ne yerleşip, kendi tarikatını ve tekkesini kurmuştur. Ahmet Cahidi Efendi 1659 tarihinde ölmüş ve buraya defnedilmiştir.

KALELER VE TABYALAR

Kilitbahir Kalesi

1462-63 yılında Boğazın, dolayısıyla İstanbul’un güvenliği için Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Mimari kurgusuyla Osmanlı kaleleri içinde farklı bir yere sahiptir. Kale I. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır. Sarı Kule’nin içinde bulunan ressam Mehmet Ali Laga’nın elinden çıkmış renkli boğaz haritası bu savaş sırasında yapılmıştır.

Seddülbahir Kalesi

1659 yılında Çanakkale Boğazı’nın Ege denizine açılan kısmında karşılıklı olarak inşa edilen iki kaleden Avrupa yakasındakine (Denizin Seddi) Seddülbahir Kalesi denmiştir.Bu kaleler konumları dolayısıyla 1660’lardan sonra Osmanlı ordusunun boğaz savunmasında önemli bir rol oynamıştır.                

Bigalı Kalesi

Nara Kalesi karşısındaki Bigalı Kalesi 1820 yılında tamamlanmıştır. Eceabat-Gelibolu karayolu üzerinde, deniz kıyısında yer almaktadır.

Namazgah Tabyası

Kilitbahir Kalesinin güneydoğusunda bulunan Namazgah tabyası 1770’lerde Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmıştır. 1960 yılına kadar askeri amaçla kullanılmıştır. Restore edilerek 2007 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.

Mecidiye Tabyası

Mecidiye şehitliğini de barındıran Mecidiye Namazgah Tabyası’ndan 200 m. güneydedir. Seyit Onbaşı’nın, 18 Mart 1915 günü bataryadaki topun mekanizması bozulunca top mermisini kaldırıp, Ocean gemisini dümen tertibatından yaraladığı tabya burasıdır.

Bigalı Atatürk Evi Müzesi

Yarbay Mustafa Kemal, komutasındaki 19. Tümen 25 Şubat 1915’te Çanakkale muharebelerine katılmak üzere Eceabat’a geldiğinde, 19 Nisan 1915’te tümen karargahını Eceabat’tan Bigalı (Boğalı) köyüne taşıyarak burada bir köy evini karargah yapmıştır. Bu ev 1973 yılında müze olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır. Mustafa Kemal’e ait şahsi eşyalar ve üniformalar sergilenmektedir.

KIYI TURİZMİ

Hem Ege'ye hem de Çanakkale Boğazı'na kıyısı bulunan Eceabat'ın keşfedilmeye ve görülmeye değer birçok doğal plajı ve kumsalı vardır.

Kabatepe Orman Kampı

Eceabat’ın Ege kıyısında bulunan muhteşem çam ormanlarının evsahipliği yaptığı Kabatepe Orman Kampında, kendi veya kiraladığınız çadırınızla konaklayabilirsiniz. Karavanıyla yolculuk edenlere de konaklamak çok iyi bir seçenek sunmaktadır. Kabatepe Orman Kampı'nda market, lokanta, banyo ve tuvaletler de bulunmaktadır.

Küçük Anafartalar Köyü Sahili

Köyün sahili, balıklarla beraber yüzebileceğiniz berraklıktaki denizin farklı tonlarıyla, rüzgar ve dalgaların kayalarda yarattığı şekillerle sizi kendisine hayran bırakacak güzelliktedir.

Küçük Kemikli Burnu

Özellikle dalış yapmak isteyenlerin tercih edebilecekleri, biyolojik çeşitliliği ve güzel manzarası ile Eceabat’ın doğal güzelliklerinden biridir.

Suvla Koyu

Büyük ve Küçük Kemikli Burnu arasında, Çanakkale Savaşlarından kalan batıkların bulunduğu koy, dalış yapanlar için özellikli yerlerdendir.

Büyük Kemikli Burnu

Sakin ve tertemiz suları tercih edenleri ve su altı dalışı yapanları kendine çeken, doğallığını koruyarak günümüze ulaşmış eşsiz koylardandır.  

Bakkal Salim Müzesi                                                                                                     

Alçıtepe Köyü'nde bulunan Bakkal Salim Müzesi, Çanakkale Savaşı'ndan geriye kalan tüm materyalleri çocukluğundan beri toplayıp hurdacıya satan ve sonrasında bu bölgede bir bakkal dükkanı açan Salim Mutlu'ya aittir. Müzenin kuruluşu, köy halkının da bulduğu tüm parçaları Bakkal Salim Mutlu'ya vermeleriyle sağlanmıştır.

Mutfak Kültürü                                                                                                         

Eceabat mutfağı da Çanakkale yöresel mutfağına benzer özellikler taşımaktadır.En bilinen tatlar arasında peynirli patlıcan, katmer, simit lokumu, çörek ekmeği, pirehu, tarhanalı patlıcan, peynir helvası ve mafiş ön plana çıkmaktadır.