EN   | JA
Mutlaka Gez

KENTİN CAZİBE MERKEZLERİNE BİR GEZİ

İskele Meydanı ve Kordon

Çanakkale’nin kalbi adeta iskele meydanında atmaktadır. Asya ile Avrupa kıtalarını ayıran Çanakkale Boğazı bu noktadan geçilir. Burada yer alan Turizm Danışma Bürosu kent ziyaretçilerine her konuda yardımcı olmaktadır. Feribottan inince karşınıza çıkan İskele Meydanı ve Kordon boyu yakın zamanda yeniden düzenlenmiştir. Kordonda, deniz doldurularak yayaların gezindiği alan genişletilmiş, yol granit taşlarla kaplanmış ve pek çok kent mobilyası konulmuştur.

Cumhuriyet Meydanı

Çok hareketli bir noktada olan Cumhuriyet Meydanı her zaman kalabalıktır. Heykeltıraş Nejat Sirel’e 1937 yılında yaptırılan Atatürk heykeli Atatürk’ün sağlığında dikilen nadir heykellerden biridir. Resmi tören ve gösterilerin vazgeçilmez mekanı olan meydan iki bölümden oluşmaktadır. Bir bölümü, zemini granit taş döşeli, üç tarafı 10 adet granit paye ile çevrili olan tören alanıdır. Meydanın iskele tarafındaki yeşil alanlara, özgün sanat objeleri yerleştirilmiştir. Bunlardan birisi, Çanakkale Seramik sponsorluğunda 1996 yılında gerçekleştirilen ve ipek yolunu bir deve kervanı ile geçmeyi amaçlayan “Şian’dan Çanakkale-İstanbul’a Deve Kervanı ile İpek Yolu Ekpedisyonu” adlı seramik panodur. Buradaki bir başka sanat eseri de seramikten yapılan anıtsal ölçülerde “At Başlı Aynalı Testi”dir. Bu testiler onsekizinci yüzyıl başlarından ondokuzuncu yüzyıl sonlarına kadar Çanakkale’de üretilen kullanılan ve ihraç edilen ürünlerdir.

Meydandaki diğer bir sanat eseri dört adet dev çukur tabaktır. Bunlar da onsekiz ve ondokuzuncu yüzyılda Çanakkale’de üretilen yöreye özgü Çanakkale Seramiklerinin örnekleridir. Meydana son yerleştirilen objeler mermer heykellerdir.Meydanda kenti ziyaret edenlerin çoğunun yanında fotoğraf çektirdikleri objelerden biri de yan yana duran iki toptur. Tarihi Çarşı Kentin eski dokusunun kalbi olan L şeklindeki Tarihi Çarşı’nın kısa ayağı saat kulesinden Yalı Camii’ne, uzun kenarı Yalı Camii’nden Kurşunlu Camii’ne kadar uzanır. Kurşunlu Camii’nden şimdiki İş Bankası’na kadar uzanan kısım Yukarı Çarşı, buradan denize kadar olan kısmı da Aşağı Çarşı olarak anılır. Araç trafiğine kapalı olan çarşıdaki dükkanlar genelde iki katlı olup alt katlarının işyeri, üst katlarının depo, bazılarının da ev olarak kullanıldığı görülür. Yukarı çarşının devamında bugün havra olarak bilinen sinagog bulunmaktadır. Musevi Mahallesi de bunun çevresinde gelişmiştir. Mahallede zengin ve daha yoksul evler bir arada bulunmaktaydı. Yeni Kordon Kentin İzmir çıkışındaki sahil kesimi Yeni Kordon adıyla, mevcut Kordon’a alternatif olarak yeni bir eğlence, dinlence ve rekreasyon alanı olarak düzenlenmiştir.Yeni Kordon Çanakkale’nin yeni cazibe alanı olarak yerini almaktadır.

Dardanos Adını yanındaki antik kentten alan Dardanos, kent merkezine on kilometre uzaklıktadır. Günümüzde, üniversiteye ait tesisleri, kamp yerleri ve yazlık evleriyle Çanakkale’nin önemli bir sahil beldesidir.

Güzelyalı

Güzelyalı, Çanakkale’ye onbeş kilometre uzaklıkta, sırtını çam ormanlarına dayamış, yüzünü engin denizin maviliğine dönmüş bir tatil beldesidir. Turistik tesisleri, çay bahçeleri, balık lokantalarıyla bir cazibe merkezidir.

ÇANAKKALE MÜZELERİ

Bir kent düşünün ki kendisi Açık Hava Müzesi olarak anılsın ve bilinen müze türlerinin tamamına yakınını sınırlarında bulundursun. Çanakkale, Arkeoloji Müzesi, Etnografya Müzeleri, Tarih Müzeleri, Güzel Sanatlar Galerisi-Müzesi, Askerî Müzeleri ve Özel Müzeleri ile kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında da önemli bir yere sahiptir.

Türk müzeciliğinin, 1846 yılında, Sultan Abdülmecid'in emri ile bazı eski eserlerin ve eski silâhların İstanbul-Aya İrini'de toplanmasıyla tarihlendirildiğini, 1868 yılında, "Müze-i Hümâyûn" adı altında ilk müzemizin açılmış olduğunu ve bu dönemde Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bulunan tüm tarihî eserlerin İstanbul'a gönderilmesine yönelik çalışmaların başlatılıldığını, 1881 yılında, Osman Hamdi Bey’in müze müdürü olarak görevlendirilmesi ile de gerçek anlamda müzecilik çalışmalarımızın başladığını, Osman Hamdi Bey’in, 1883 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkışını önleyen "Eski Eserler Kanunu"nu hazırlayarak, Anadolu'daki kazıların denetim altına alınmasını sağladığını dikkate aldığımızda kat edilen yolun azımsanmayacak bir yol olduğunu görürüz. Cumhuriyet Dönemi'nde müzeciliğin büyük önem kazandığı ve ayrı bir bilim olarak ele alındığı,bir yandan yeni müzeler kurulurken diğer yandan bazı tarihsel anıt ve yapıların müzeye dönüştürüldüğü, günümüzde ise Türk müzeciliğinin, uluslararası bağlantıları, akademik araştırmaları ve sergilemeleriyle ünlenmekte olduğu gözlenmektedir. Çanakkale il merkezi sınırlarında :Çanakkale Arkeoloji Müzesi, Çanakkale Deniz Müzesi, Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi, Çanakkele Seramik Müzesi ve ÇTSO Çanakkale Evi olmak üzere dört Müze ve bir Müzeev vardır.

Ayrıca Çanakkale’ye bağlı ilçelerde de: Bigalı Atatürk Evi Müzesi, Gelibolu Tersa- nesi Piri Reis Müzesi, Bozcaada Müzesi, Adatepe Zeytinyağı Müzesi ,Yenice Belediyesi Türk Evi Etnografya Müzesi, Biga Halim Bey Konağı Kent Müzesi, Bakkal Salim Mutlu Müzesi olmak üzere yedi müze/ev ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Çanakkale Arkeoloji Müzesi

Barbaros mahallesinde, büyük bir bahçe içerisinde iç içe eklenen çok salonlu modern bir binada hizmet veren müzede, Çanakkale ili sınırlarındaki alanlardan elde edilmiş arkeolojik eserler sergilenmektedir. Merdivenle çıkılan giriş salonunda taş eserler yanında 18. Yüzyıla ait iki ahşap konsol, bir zamanlar Çanakkale’nin renkli siması Madam Ketty’nin kordondaki evini süslemiştir.

Müzede stel olarak adlandırılan mezar taşları, Troia buluntuları ile Bozcaada Nekropol (Mezarlık) buluntularının yer aldığı salonlardan geçilerek, lahitlerin sergilendiği salona gelinir. Salonun ortasında bütün görkemi ile Polyksene Lahdi durmaktadır. Bir köşede de Çan’da ele geçen Grek ve Pers etkilerinin birlikte görüldüğü boyalı lahit vardır. Bu salonda aynı zamanda Parion’da bulunmuş kentauros ve Artemis başı gibi Roma eserleri de sergilenmektedir. Ayrıca içinde boyalı mermer yatakların (kline) yer aldığı yapay Dede Tepe tümülüsü mezar odası da buradadır. Buradan Dardanos Tümülüsü Salonu’na geçilir. Dardanos Tümülüsü 1960’lı yıllarda açıldığında içinden çıkan metal kaplar, pişmiş toprak heykelcikler, kandiller, kaplar ve altın taçlar da burada sergilenmektedir. Salonun en dikkat çekici eseri orijinali ünlü Yunanlı heykeltraş Praksiteles’in yaptığı, Knidos Afroditesi heykelinin pişmiş topraktan küçük bir kopyasıdır. Buradan alt salona inilir. Soldaki vitrinlerde Assos nekropolü (mezarlık) kazılarından ele geçen pişmiş toprak heykelcikler görülür. Bunlar arasında yer alan kadınlar korosunun dünyanın hiçbir müzesinde bir örneği daha yoktur. Müzenin son salonunda vitrinler içerisinde bölgedeki tümülüslerden çıkan küçük eserler yanında büyük taş heykeller sergilenmektedir. Son olarak bahçeye çıkılır. Bahçede ilgi çekici eserlerin başında İznik yöresinden gelen, üzerlerinde masklar bulunan lahitler gelir. Assos Athena Tapınağına ait kabartma mimari parçalar da bahçededir. Haftanın her günü 08.00-17.00 saatleri arasında açık olan müzeye girişler ücretlidir. Çanakkale (Boğaz Komutanlığı) Deniz Müzesi

1462-63’te inşa edilen ve zaman içinde geçirdiği tadilatlarla günümüze kadar tüm görkemiyle ulaşmış olan Çimenlik Kalesi, 1982 yılından günümüze bünyesinde Deniz Müzesini (Çanakkale Boğaz Komutanlığı Müzesini) barındırmaktadır. Müzede sergilenen objeler, savaş alanlarında yüzey araştırması yapılarak, köyler taranarak bağışlanan ve toplanan objelerden oluşmaktadır. Müzede sergileme, girişe yakın “lojman binası, kalenin içindeki iç kale, Nusrat Mayın Gemisi ve bahçe” olmak üzere dört farklı mekanda yapılmaktadır.

Kale

Bahçede baruthane binası ile Fatih ve Abdülaziz dönemlerinde yapılmış ve kendi adlarıyla anılan iki adet cami yer almaktadır. 18 Mart 1915 günü, İngiliz gemisi Queen Elizabeth’ten atılan ve kuzey sur duvarında açtığı 2 metrelik delik içinde patlamadan kalan top mermisi de hala düştüğü yerdedir ve ziyaretçilerin ilgisini çeken en önemli mekandır.

Kaledeki asıl sergileme mekanı iç kalededir. Giriş kapısının solunda duvara monte edilmiş mermer bir koltuk, yakınlardaki Abydos antik kentinden getirilerek burada kullanılmıştır. Fatih Sultan Mehmed’in burada kalenin tamamlanmasından sonra yapılan hilat giydirme törenini, bu koltuğa oturarak izlediği rivayet edilir. İç kalenin içinde yer alan Ressam F.Korkut Uluğ’a ait “Çanakkale Savaşı ve Kuvayımilliye’nin Doğuşu” konulu onsekiz adet yağlı boya tablo şimdilerde girişin solunda yer alan Muavenet-i Milliye salonunda sergilenmektedir.

Müzenin bahçesinde ise çeşitli büyüklükte toplar, top taşıma arabaları, tanksavarlar, mayınlar ve denizden çıkarılan bir Alman denizaltı kalıntısı sergilenmektedir. Girişte oldukça zengin bir hediyelik eşya satış yeri bulunmaktadır.

Nusrat Mayın Gemisi

Müzeye 2011 yılında katılan mekan, gerçek bir savaş gemisi olarak inşa edilerek müzenin iskelesine demirleyen Nusrat Mayın Gemisi’dir. Geminin üst kısmında Çanakkale Deniz Savaşları dijital ortamda izleyiciye sunulmaktadır. Gemi güvertesinde aslına uygun olarak inşa edilmiş mayınlar görülebilir. Alt güvertedeki odalar ise müze olarak düzenlenmiştir. Haftanın (Pazartesi,Perşembe hariç) beş günü 09.00-17.00 saatleri arasında açık olan örenyerine girişler ücretlidir. Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi Yalı Camii’nin güneyinde, Fetvane Sokağı ile Çarşı Caddesi’nin birleştiği köşede yer alan ondokuzuncu yüzyılın sonlarında yapılan bina Çanakkale Belediyesi’nce restore edilerek 2009 yılında “Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi” olarak açılmıştır. Müze, düzenlenen geçici sergiler, kent konferansları ve kent sohbetleriyle klasik müze anlayışının ötesinde bir kültür merkezi gibi çalışmaktadır.

Giriş Katı: İki katlı binanın giriş katı Çanakkale konulu, iki ayda bir değişen geçici sergiler için ayrılmıştır.

Birinci kat: Birbirine geçmiş iki bölüm halindedir. Birinci bölümde Çanakkale’nin Antik Dönemleri, Osmanlı Dönemi ve Birinci Dünya Savaşı’nın anlatıldığı bilgi panoları bulunmaktadır. Bilgi panolarının yanı sıra duvarda yer alan bölmelerde Çanakkale Savaşı’ndan günümüze kalan bazı objeler sergilenmektedir. İkinci bölüm asıl sergi mekanıdır.

İkinci kat: Kent arşivi ve kütüphanesi bulunmaktadır. Bunun dışında burada restorasyon atölyesi, kent atölyesi, idari kısım ve çok amaçlı bir salon yer almaktadır. Bu salonda her çarşamba günü saat 18.00’de konferans ya da sohbetler düzenlenmektedir. Çanakkale Seramik Müzesi

Cevatpaşa Mahallesi Kaya Sokak'taki 1904 yılında inşa edilmiş Er Hamamı olarak bilinen bina, restore edilerek Seramik Müzesi olarak, 2013 yılında kentin dördüncü müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

İki katlı olan yapının soğukluk kısmı, Seramik Müzesi’ne giriş, dinlenme ve dijital bilgilendirme alanı olarak düzenlenmiştir. Bu alanda seramik satış ofisi de yer almaktadır. Salonun devamındaki ılıklık ve sıcaklık bölümleri sergileme alanı olarak düzenlenmiştir. Soğukluk bölümünden merdivenle üst kata çıkılmakta, burası süreli sergi alanı olarak kullanılmaktadır. Arka bahçede büyük boy seramik küplerin yanı sıra mermer bir heykel ve çok şık bir kış bahçesi yer almaktadır. Müzede, kalıcı ve geçici olmak üzere sergi salonları, konferans salonu, uygulamalı seramik çalışmalarının yapılacağı atölye, restorasyon ve konservasyon odaları, kafeterya gibi alanlar bulunmaktadır.

ÇTSO Çanakkale Evi Kayserili Ahmet Paşa caddesi üzerindeki Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın eski binasında 2013 yılında açılan Çanakkale Evi, müze statüsünde olmasa da burada anılmaya değer bir yapıdır. İki katlı yapının, Çanakkale savaşları sırasında kullanılan eserlerden oluşan bir koleksiyonu vardır. Ayrıca birinci katta geçici sergiler açılmaktadır. Üst kattaki sinema ve konferans salonunda kente dair film gösterileri yapılmaktadır. Yine kent hakkında kitapların yer aldığı bir kitaplığa sahip olup bahçesinde Çanakkale’nin yöresel tatlarını bulabileceğiniz bir lokantası da vardır. Yenice Belediyesi Türk Evi Etnografya Müzesi 1997 yılında ilçe merkezindeki Kültür ve Gençlik Merkezi içerisinde açılmıştır. Etnografik özellikler taşıyan ve yörede kullanılmış olan tarım aletleri, yöresel kıyafetler, mutfak eşyaları, toprak ve bakır kaplar, yöreye ait el dokuması halı ve kilimler, çeyiz sandıkları ile etnografik takılar sergilenmektedir. Müze Pazar günleri hariç, haftanın altı günü mesai saatleri içerisinde ziyarete açıktır.

Biga Halim Bey Konağı Kent Müzesi

Biga Belediyesince, 2010 yılında Kent Müzesi olarak açılmıştır. Üç katlı ahşap konakta Biga ve çevresine ait etnografik malzemeler sergilenmekte, alt katı kafeterya olarak hizmet vermektedir. Bigalı Atatürk Evi Müzesi Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki 19. Tümen, 25 Şubat 1915’te Çanakkale muharebelerine katılmak üzere Eceabat’a gelmiş, Yarbay Mustafa Kemal 19 Nisan 1915’de de tümen karargahını Eceabat’tan Bigalı (Boğalı) köyüne taşıyarak burada bir köy evini karargah yapmıştır. Bu ev 1973 yılında müze olarak düzenmiş ve ziyarete açılmıştır. Mustafa Kemal’e ait olduğu düşünülen şahsi eşyalar ve üniformalar sergilenmektedir. Gelibolu Tersanesi Piri Reis Müzesi Günümüzde deniz kıyısında kalıntıları görülen Gelibolu Kalesi, Bizans Dönemi’nde 681’den 717 yılına kadar süren Arap akınları sırasında, Gelibolu’nun korunması için 711 yılında yaptırılmıştır. Osmanlılar döneminde onarılarak kullanılan kale günümüzde Piri Reis Müzesi’ne evsahipliği yapmaktadır. Müzede, Gelibolulu olduğu bilinen ünlü denizcinin anısına, tablolar, haritalar, büstler yer almaktadır.

Bozcaada Müzesi

Bozcaada kaymakamlığının 2006 yılında tahsis ettiği tarihi binada özel bir çabayla kurulan müze Bozcaada’nın belleği olmak iddiasındadır. Müzede adanın geçmişine tanıklık eden çok sayıda belge ve obje sergilenmektedir. Küçük bir müze mağazasına da sahip olan müzede kataloglar, kartpostallar ve adaya dair hatıra eşyalar satılmaktadır. Bozcaada Müzesi’ne giriş ücretlidir.

Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Küçükkuyu’nun Çanakkale girişinde yer alan eski bir sabunhane 2001 yılında müzeye dönüştürülmüştür. Bahçesinde zeytinden üretilmiş pek çok ürün satılmaktadır. Müze haftanın yedi günü 08.30-18.30 saatleri arasında açık olup, giriş ücretsizdir.

Bakkal Salim Mutlu Müzesi

Eceabat İlçesi, Alçıtepe Köyü'nde bulunan Bakkal Salim Mutlu Müzesi, Çanakkale Savaşı'ndan geriye kalan tüm materyalleri çocukluğundan beri toplayıp hurdacıya satan ve sonrasında bu bölgede dükkan açan Bakkal Salim Mutlu'ya aittir. Müze başlangıçta köy halkının da, bulduğu tüm parçaları Bakkal Salim Mutlu'ya vermeleriyle oluşturulmuştur. Haftanın her günü açık olan müzeye giriş ücretsizdir.