Türkçe English
   

Lapseki:

Tarihi:

Çanakkale boğazındaki 4 önemli yerleşim merkezinden birisi olan Lapseki'nin eski adı Mapsakos'dur. Lampsakos'u, Hellespontus'un dogusunda Troas bölgesinde Foçalıların kurduğu sanılmaktadır.Kent, coğrafyacı Strabon'a göre bir Miletos koloni kentidir. M.Ö 499 yılında Perslere başkaldıran Tonya halkının yanında yer almış, M. Ö. 479 yılında Mikale Deniz Savaşından sonra Atinalıların yanında yer almış ve M.Ö.471 yılında Kserkes döneminde Perslere teslim olmuştur. Sonraları Persler, kenti Yunanlı Temistokles'e ganimet olarak vermişler ve şehir 1356 yılında Gazi Süleyman Paşa tarafından fethedilinceye kadar Bizanslılar'ın hakimiyetinde kalmıştır. I.Dünya savaşında işgal edilen Lapseki, İstiklal savaşı'nın sonlarına doğru 25 Eylül 1922'de Fransız ve ingiliz birliklerinin, Lapseki halkının birlik ve beraberliği sonucu püskürtülmesi ile kurtarılmıştır.

İsminin Hikayesi:

Lapseki adının nereden geldiğine dair kesin ve net bir bilgiye rastlanılmamış olup 2 rivayet üzerinde durulmaktadır.

Bu rivayetlerden ilki;

Lapseki'nin Anadolu'ya yapılan Hellen göçleri öncesi varlığını sürdürdüğü ve Pityausa olarak adlandırılmıştır. Kordos'un sülalesinden olan Foça'da doğmuş, Fobus (Phoebus) ve Blebüsus isimlerindeki iki kardeş Pityausa'da hükümdar olan kral Mandrom'a hizmet ediyorlardı. Mandrom bu iki kardeşi Foça'lı göçmen kafilesini göndermek üzere görevlendirdi. Kafile Fobus'un nezareti altına girdi. Bu sırada adına Bebrykos'lar denen ve bu bölgede yaşayan yerli halkın saldırısına uğrayan göçmenler tam öldürülecekleri sırada Kral Mandrom'un kızı Lampseke araya girmiş ve göçmenleri ölümden kurtarmıştır. Bu nedenle Hellen göçmenleri Lampseke'ye bir tanrıça gibi tapmışlar ve sonradan ele geçirdikleri Pityausa kentine onun adını vererek günümüzde Lapseki adını almasını sağlamışlardır.

İkinci rivayete göre;

XVI. yüzyıl ünlü gezginlerinden Evliya Çelebi (1611-1682) yazdığı seyahatnamesinde Lapseki'den şu şekilde bahseder. "Deniz kenarından uzak bir bayır ve seki üzerinde incirli bir orman vardı. Türkler incire Löp derdi. İşte burada yapılan bu şehre de incirli seki anlamında Lapseki denilmiştir" ki adı "Löpseki"den gelir.

Konumu:

Marmara Bölgesi’nde, Çanakkale İli’ne bağlı bir ilçe olan Lapseki, Marmara Denizi’nin Çanakkale Boğazı ile birleştiği yerin Anadolu yakasında yer almaktadır. İlçe, doğusunda Biga, kuzeyinde Çan batısında Çanakkale, güneyinde ise Çanakkale Boğazı ile çevrilmiştir. Lapseki, Çanakkale Boğazının orta kesimindeki konumuyla Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan önemli ulaşım yollarının kavşak noktasında yer almaktadır.

Nüfüsu:

2007 Yılında yapılan genel Nüfus sayımına göre ilçemizin toplam nüfusu 27149 kişi olup % 53’ü Belediye sınırları içinde % 47si köylerde oturmaktadır. Nüfus yoğunluğu % 26 civarında olup, İlçe nüfusunun Çanakkale ili nüfusundaki payı % 6 civarındadır. İlçe halkının % 90’ı tarımla ve hayvancılıkla uğraşmakta olup, geriye kalan % 10 luk nüfusun bir bölümü memur statüsünde olup, bir bölümü ticaret yapmaktadır.

Ulaşım:

Bölgemize ulaşım oldukça rahat olup  karayolu , havayolu ve denizyolu opsiyonları mümkündür. Çanakkale İline en yakın ilçe olan Lapseki, İl Merkezine 33 km uzaklıktadır. Bursa-Çanakkale karayolu üzerinde bulunduğundan ve Çanakkale'ye en yakın ilçe olduğundan tüm yönlere ulaşım kolaylıkla yapılabilmektedir. Her yarım saatte bir Çanakkale ile karşlılıklı minibüs seferleri yapılmaktdır. Ayrıca Biga minibüsleri de her yarım saatte bir Lapseki'den geçmektedir.

İstanbul tarafından karayolunu kullanarak gelmek isteyen ziyaretçiler için en kısa yol , Tekirdağ – Keşan yolunu takip ederek Gelibolu`na gelmek ve burdan Lapseki feribotunu kullanmaktır. Daha detaylı bilgi için gestasdenizulasim.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.İstanbul üzerinde hava yolu ile bölgemize gelmeke isteyen misafirlerimiz için haftanın belli günlerinde Türk Hava Yollarının tarifeli seferlerinin gerçekleştiği Çanakkale Merkez varışlı uçak seferleri de bulunmaktadır. Lütfen Daha detaylı bilgi için thy.com.tr yi ziyaret ediniz.

Feribot Saatlaeri:

Lapseki - Gelibolu / Gelibolu - Lapseki (Hergün)

01:00

02:00

03:00

04:00

05:00

                 

06:00

07:15

08:00

09:00

10:00

                 

11:00

12:00

13:00

14:00

15:00

                 

16:00

17:00

18:00

19:00

20:00

                 

21:00

22:00

23:00

24:00

---

                 

Turizm - Gezilecek Yerler:

Lapseki, sadece 2500 yıllık mitolojik kalıntılarıyla değil, bunun yanında kültürel, doğal ve turistik tüm çekicilikleriyle bugün kollarını açmış , Çanakkale boğazı ile Marmara Denizinin birleştiği  bizlere merhaba demeyi bekliyor. Çanakkale Savaşları sırasında nakledilen askerlerimizin mezarlarının bulunduğu Lapseki Merkez ve Çardak şehitliklerini ziyaret edebilrisiniz. Sahip olduğu Hellenistik çağa ait kalıntıları görebileceğiniz Arisbe, Terkote, Paisos, Perkole, Lampsakos ile Osmanlı Kültür ve Mimarisinin en güzel örneklerinden Süleymaniye Camii ve Umurbey Hüdavendigar Camii ile XV. Yüzyıldan kalma camiler, medreseler ve hanlar, Lapsekiyi yeterince anlatıyor aslında.Ama Lapseki`nin anlatmak istediği daha bir çok hikayesi var. Eğer hiç Lapseki Kiraz Festivali`ne katılmadıysanız, Lapseki de Yağlı Güreş müsabakalarını izlemediyseniz ya da Çanakkale boğazının soğuk sularında yelken sörfü yapmadıysanız, güzel Lapseki ,sizlere sıcacık bir “Merhaba” demekten mutluluk duyacaktır. Başlıca gezilebilecek yerler ve şöyledir:


Arisbe:
Arisbe şehri Hellen göçleri öncesi kurulmuştur. Adı bir Anadolu dilinden gelen kentin hem geçmişi hem adı M.Ö. iki bin yılına dayanır. Bu şehir Roma imparatorluğunun çöküşüne kadar mevcudiyetini korumuştur. Kentin yeri şimdiki Musaköy ile Yapıldak (Seleis) çayı arasındadır. Çanakkale-Lapseki ana yolunun Yapıldak çayı ile kesiştiği noktadan ancak birkaç yüz metre ileride deniz kenarında bulunuyordu. Arisbe hakkında günümüze ulaşan herhangi bir kalıntı yoktur.


Terkote:
Terkote şehrinin gerek adının ve gerekse tarihçesinin M.Ö. İki binli yıllara Luviler dönemine uzandığı anlaşılıyor. Perkote, kent adının Hellen dilindeki bozulmuş, biçimi olmalıdır. Eski Perkote şehrinin yeri kesin kanıtlara dayanmamakla birlikte, Umurbey Beldesinin 10 km. kadar doğusunda Erdağ adlı tepenin sırtlarında olduğu tahmin edilmektedir. Burada bir ilkçağ kentinin izleri bulunmaktadır. Yeni Perkote şehrinin yeri ise yine kesin kanıtlara dayanmamakla birlikte, Sındal ile Gökköy arasında bulunduğu sanılmaktadır. Yeni Perkote şehri Roma imparatorluğunun son günlerine kadar varlığını devam ettirmiştir. Çevre köylerde ilk çağ yapı taşlarına az da olsa rastlanmaktadır. Örneğin Sindal Köyü mezarlığında bir mermer sütün parçası mezar taşı olarak kullanılmıştır.


Paisos:
İlk çağ kenti Paisos'un yeri, Lapseki'nin 10 km. kadar kuzeydoğusunda Lapseki-Biga karayolu üzerinde Paisos ırmağı (Bayramdere) köprüsünü geçmeden sırt çıkıntısı üzerinde yer alır. Homeros'a göre Paissos'lular, Truva savaşında komşuları Truvalıların yanında dövüşmüşlerdi.. Homeros bu kenti Apaisos olarak anar. Hellen göçlerinden birkaç yüzyıl sonra Ege ve Marmara kıyılarında Hellen yavru kentlerinin kurulması döneminde Miletoslular Paisos'u ele geçirip, kent durumuna getirdiler. Paisos kentinin varlığı, Hellenistik çağda son bulmuştur. İlkçağın büyük coğrafya yazarı Amasyalı Strabon'un zamanında (M.Ö. 60-M.S 24) artık burada oturulmadığı kentin yıkıntı durumuna geldiği ve halkının Lapseki'ye göçmüş, olduğunu anlatılır. Paisos kentinden günümüze ulaşan yerleşim kalıntısı bulunmamaktadır.

CAMİLER

Lapseki Süleyman Paşa Camii:

Orhan Gazi Döneminden kalma olan cami, geniş iç mahfilli, çatılı bir yapıdır.İki katlı son cemaat yeri vardır. Türkler Rumeli’ ye geçerken M.S. 1345-1357 yılları arasında Gazi Süleyman Paşa tarafından kiliseden camiye çevrildiği söylenmektedir. Bozulmuş olmakla birlikte sekiz dizi stalaktik (Kannas) süslü mihrabı ve minaresi özgün biçimini korumaktadır. Birçok kez tamirat görmüştür ve bazı değişiklikler ortaya çıkmıştır. Halen ibadete açıktır.

 Umurbey Hüdavendigar Camii:

XIV. yüzyıl I.Murad döneminde yapılmıştır. Bazı kaynaklar bu caminin Orhan Bey zamanında kiliseden camiye çevrildiğini belirtir. Sonradan önde bulunan Bizans revakı içeriye alınarak genişletilmiştir. Tavanı iki dizi ahşap direk taşımaktaydı. Roma kalıntılarından getirilen yeşil mermerlerden yapılmıştı. Minare kaidesi orijinaldi. Yapı tuğla ve kesme taştan yapılmıştı. Günümüzde camii tamamen yıkılarak yerine aynı adla camii yapılmıştır..


Çardak Yakup Bey Camii:

Abdullah Bin Hacı Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. XV. Yüzyıl yapısıdır. Duvarlar iki dizi tuğla ve moloz taştandır. Köşeli revaktaki sütun ve başlıklar çevredeki antik kalıntılardan yapılmıştır. Kubbe sağır ve oldukça yüksek sekiz köşeli kasnağa oturmaktadır. Minare kapısı, revağın içindedir. Bursa kemerli ve stalaktitlidir. Yapısının iç süslemesi son dönemdendir. Yalnızca mihraptaki yedi sıra stalaktit ve silmeler eski biçimini korumaktadır. Günümüzde halen ibadethane olarak kullanılmaktadır.

TÜRBELER

Abdullah Bin Hacı Yakup Türbesi:

Gazi Yakup Bey ve ailesinin mezarlığı olarak bilinmektedir. Çardak Belediye binasının bitişiğinde etrafı çevrili bir durumdadır. Üzeri açık olan kabirlerin mezar taşları sağlam bir şekilde günümüze kadar gelmiştir.
Seyyidi Sefain Sultan Türbesi:
Lapseki ilçe merkezinde bulunan, Gazi Süleyman Paşa Camiinin 100 metre kuzey doğusundadır. İki kabir bulunmaktadır. Türbenin üzeri açıktır. Kabirlerin mezar taşlarındaki kitabelerden Osmanlı tersane amirlerinden Cezayirli Elhaç Ali Kaptan Paşa ve ailesine ait oldukları anlaşılmaktadır. Ali Kaptan Paşa’ nın kabir taşında Hicri 1181, Ayşe Hatun’ un kabir taşında ise hicri 1183 olarak yazıldığı görülmektedir.


İki Al Atlı Türbesi:

Türbeler Lapseki ilçe merkezinin güneydoğu istikametinde, Çanakkale Boğazına hakim küçük bir tepe üzerinde bulunmaktadır. İlçeye 1 km uzaklıkta, yolu bozuk bir durumdadır. Türbede üzerleri açık iki kabir bulunmaktadır.
Halk arasında anlatılan rivayete göre:
Osmanlı Padişahı Orhan Gazi zamanında,Türkler Rumeliye geçmeden önce Gazi Süleyman Paşa Komutasında kuvvetlerimiz Lapseki’ ye girmişlerdir. O zaman Bizans’ ın elinde bulunan Lapseki’ ye Orhan Gazi’ nin fermanını götürmek üzere 3 süvari görevlendirilmiştir. Bu süvarilerin atları al (kırmızı) renktedir. Süvariler 1356 yılında Lapseki’ ye girerken kabirlerin şimdiki bulunduğu yerde, Bizans Askerleri tarafından şehit edilmişlerdir. Şehitlerden iki tanesinin cesedi hemen oraya gömülmüş, fakat diğer şehidin cesedi bulunamamıştır. Buraya İki Al Atlı Türbesi denilerek günümüze kadar ulaşmıştır.


ŞEHİTLİKLER

Lapseki Şehitliği:

1915 yılı Çanakkale Savaşları sırasında ölen ve yaralanan askerlerimizin bir kısmı gemilerle Lapseki’ ye sevk edilmiştir. Şimdiki Hükümet Konağı, Devlet Hastanesi ve İlçe Jandarma Komutanlığının bulunduğu yere gömülen şehitlerimiz, 1955 yılında Lapseki Belediye Mezarlığı bitişiğinde bulunan Şehitliğe nakledilmiştir.

Çardak Arıburnu Şehitliği:

Çanakkale Savaşları sırasında Çardak Köyü hastane olarak kullanılmıştır. Yaralı olan askerlerimiz gemilerle buraya nakledilmiştir. Ölen şehitlerimiz buraya gömülmüştür. Çanakkale-Bursa Karayolu üzerinde Çardak beldemizde bulunan Şehitlik, 30.08.1940 tarihinde abide yaptırılarak etrafı duvarla çevrilmiştir.

HANLAR

Çardak Gazi  Yakup Bey Hanı:

İlçemiz Çardak beldesi’ nde Gazi Yakup Bey Camiinin yanında bulunmaktadır. 61,90x18,45 m. ölçülerinde uzunlamasına bir yapıdır. Duvarları düzgün moloz taştandır. Çatıyı, üç dizi biçimde yerleştirilmiş 60 sütun taşımaktadır. Orta dizi mermerden, yan dizi ahşaptandır. Mermer sütun ve başlıkları çevresindeki antik kalıntılardan getirilmiştir. Kapıda iki mermer sütuna oturan saçağın altındaki üç yazıttan ikisi durmaktadır.
Hanın Tarih kitabesinde şöyle yazmaktadır:


“ŞANI PARLAK, BURHANI, DELİLİ, ME’  ALİ OLAN BU GÜZEL HANIN İNŞASI ,İHSANI, ALEME ŞAYİ OLAN, SULTAN MURAT OĞLU SULTAN  MEHMET TARAFINDAN, DİVANINDA KULU BULUNAN  EMİR- İ  MÜBTEBA YA’KUP BEY’ E  EMROLUNMUŞTUR. CENAB-I HAK BÜNYANINI MUSİBETLERİN SAVLETİNDEN MUHAFAZA BUYURSUN, DUR. RAHMET İTSÜN OLKİŞİNİN RUHUNA HAD HUDA K,İDE İHLASILE BÜNYAD İDENE BUNU DU,A. HEM ŞEFİ’ D, ÖMER, OSMAN, ALİYY-I MURTAZA. KİM CİHAN BAKİY  DEĞİLDUR ANI BİLÜR HASÜAM BAKİ OLAN BU CİHAND, ANCAK DU ADUR V,ES-SELAM.1463-1464”

ANTİK ÇAĞDA LAPSEKİ’DE YAŞAMIŞ DÜŞÜNÜRLER

Anaksimenes:

Lampsakos'lu (Lapseki) Diogenes'in öğrencisi, büyük İskender'in hocasıdır. Lanpsakos’u yoketmeye yemin eden İskender’ i kurnazlığı ile yemininin tersini yapmaya mecbur etmiştir.

İdomene:

Lampsakosludur. Epikür okulundandır, bu filozofun ilk öğrencilerinden olup ölünceye dek kendisine sadık kalmıştır. Epikürcü Metrodoros'un kız kardeşi Batis ile evlenmiştir.

Menedemos:

Lapsekili’ dir. Kolotes'in öğrencisidir.. Menedemos M.Ö. 285-247 yılları arasında yaşamıştır.

Metrodoros:

Yunan filozofu Epikür'ün dostudur.Epikür, eserlerinden çoğuna Metrodoros'un adını vermiş ve "Orilok" (Eurylogue) adlı eserini de ona ithaf etmiştir. Metrodoros hocası Epikür'e şu eserleri yazmıştır."Hekimlere karşı", "Duyular", "Alicenaplık", "Epikür'ün hastalığına karşı", "Zenginler", "Asillik Hakkında", "Ruhun Büyüklüğüne Dair".Eserlerin hiçbiri günümüze ulaşamamıştır.

Polyen (Poyoenus):

Lapmsakos'lu olan Polyen, Epikür'ün dostu ve öğrencisidir. Cicero'nun anlattığına göre de, Polyen derin bir geometri bilginidir. Epikür ile tanıştıktan sonra hayatının yarısını verdiği bu bilimin yanlışlığını savunmuştur. g)Straton: M.Ö. 340-330 yıllarında Lampsakos'ta doğmuş ve M.Ö. 270 yılında Atina'da ölmüştür. Straton'un "Krallık Hakkında", "Adalete Dair", "Tanrılar", "İktidar" ve "Hayır" adı altında önemli eserleri bulunmaktadır.

Konaklama Yerleri:

Konaklamalar, sahip olduğu alternatiflerin çokluğu nedeniyle yoğunlukla Çanakkale merkezde bulunan otel, pansiyon ve konuk evlerinde yapılmaktadır. Çanakkale il merkezine 33 km uzaklıkta olduğu için de ulaşım sorunu yaşanmamaktadır. Ancak konaklamasını bu huzur dolu, antik bölgede yapmak isteyen misafirlerimiz için hizmet veren oteller ve pansiyonlar vardır. Lütfen daha detaylı bilgi için http://canakkale.com.tr/Accommodation linkini ziyaret ediniz.